

Ya da Bana Old and Wise'i Çal, fark etmez çalsan süper olur. Bugün final sınavından çıktıktan sonra ilginç seyreden pek bir şey olmadı. Sınav öncesi bin kat daha eğlenceli, ilginç olaylara mahal olan bir yerdi. Düşününce şu anda dünyada her yerde ilginç şeyler oluyor. Benim yaptığım ilginçlik acaba diye soruyorum.
Oha yok!
Yani sınavdan sınava bi atraksiyon oluyor, bu mudur yani. Bu mudur? Ulan sosyalsen sosyal misin diye soruyorum kendime, hayır diye cevap veriyorum. Tamam, kampüste dolaşırken hadi kampüsü de geçtim, dünya küçük tabi de ne bileyim caddede dolaşırken vapuara binerken illa birileriyle karşılaşmam benim sosyal oldugumu göstermez. Aksini de iddia etmez ama insan canlısı oldugumu gösterir. Şimdi insan canlısı olmak iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum. O değil de insan tanımak iyi mi? Ne bileyim bir yanım böyle herkes beni sevsin, süper olsun ilişkilerim diyor, bir yanımda umursama falan diyor. Git diyor, sıfırdan başla. Kolay mı diyor diğer yanım. Bilmiyorum diyor.
Neyse bilmiyorum problematik konularımın farkındalığına varmak güzel bir şey, şimdi bunları sıralamak boşuna, biliyorum ama sorun şu ki hep aynı mısır gevreğini yiyorum.
Tamam bi yaşlanma krizine giriyorum ama tüm bu karmaşanın ve kaotik yazının tek amacı sanırsam başka blogları takip etmemle ilintili.
Eskiden yalnızca kendi blogumu ya da ne bileyim yakınların bloglarını okurdum şimdiyse böyle bilmediğim bir kişinin bloguyla başlayıp aslında ne muazzam ve aslında ne kadar küçük bir literatürümüzün oldugunu gördüm. Üstüne benzer özelliklerimizin fazlalığını ve düşüncelerin benzerliğini gördüm. Sonra bi sıcaklık, sempati hissettim bilmiyorum, blog yazarlarından birinden hoşlanıyorum galiba :/
Oha, film yazılır ki. Bildiğin film yazılır. Yazmamış mı Çağan Irmak? Bana Old and Wise'i Çal dememiş mi. O zaman Bana Old and Wise'i Yaz be güzelim. Oldu gibi.
İnsan biraz mistizm katar di mi, yok lan-lun adamım ben.
2 comments:
selam...
hoşgeldin bloğumuza..
aferin...
Post a Comment