20081005

Back To School


-Efet, okul açılıyor. Nerden mi bildim. Hayır akademik takvimle alakam yok. Okul açılıyor çünkü yapmam gereken okumam ve ödevim var. Ödevler ya da bilimum okumalar NŞA'da ne zaman yapılır, tabi ki okul açılmadan önce di mi? Hı hı.

-Chuck Bass'i çok seviyorum, ama Chuck Bass gibi olamam. Bu bana göre bir meslek değil. Ya da bana göre bir insanlık değil.

-Chuck Bass insan değil diyenler dışarı.

-Ted Mosby bu sezon bizi eşiyle tanıştıracak diyenler ellerini kaldırsın.

-Uff okul açılıyor kapansa da okul açılsa: Malum gelecek dönemi iple çekiyorum.

-Hı hı gelecek dönem Viyana'yı kuşatmaya gidiyorum.

-Atacak kuş kalmamış diyorlar, malum küresel ısınma.

20081002

I kissed a girl

Gözümü açtığımda bir şeylerin yanlış olduğunu anlamıştım çoktan. Bir kere çorabımın teki yoktu. Ayağımla yatağın içinde aradım fakat bulamadım. Boğazım da deli gibi yanıyordu. Başım ağrımıyordu tamam onda sorun yok ama bir önceki akşama dair hatırladığım tek şey minibüse binmemdi, bir de tuvalette kendime 1 snlik gelmem. Tabi olayı anlamak için bir sakıncası yoksa "önceki gece"yi anlatmalıyım.

Önceki Gece

Ya da diğer adıyla Turkish Night. Mevlana gösterisinden sonra ufak bir halk dansı sonra da göbek dansı olacaktı. Öyle de oldu zaten. Ardarda gelen rakı shotlarından sonra(rakıya su katmam arkadaş) kendimi düğün halayın ortasında buldum. Halk dansının özeti bir kızla bir erkek evlenecek fakat kız sonra başka bir erkekten hoşlanacak ama çok mutlu olacaklar, bu mutluluğu da katmerlendirmek için izleyicileri de gösteriye katacaklar. Kattılar da. Çömelttiler bizi, hatunlar gelini seçtiler, gelin de ilk damat adayını. Adam Japondu bence, Çin'li de olabilir, ama kısaca adam çelimsiz biraz. Böyle erkek dansçılar bir kaç güç gösterisi yaptırdılar, damat seçmek için yani. Tabi bizim Japon yapamadı, sonra bir başkası seçildi o da olmadı. Ve en sonunda göz göze geldik, şuh bir el hareketiyle beni yanına çağırdı. Dansçılar bendeki potansiyeli görmüş olmalılar ki takla attırdılar bana! Ama attım, herkes alkışladı falan. Bir numara bendim o gece, ve tülü kaldırıp gelini öptüm. Hı hı.

Önceki Geceden Bir-İki Saat Sonra

Benim için hiç bir şey ifade etmeyen bu saat aralığından önce hatırladığım tek şey minibüsten inişim. Ama ne inişmiş, sarılmalar, öpmeler, şarkı söylemeler. İlginç bence insanlar kandırık yapıyorlar. Ben eminim direkt yatağa gittim. Ama herkes inkar ediyor. Ama haklılar da, bi kere o klozetle neden yüzyüze geldim? Ya da geldim mi? O 1 snlik rüya neyin nesiydi? Gözlüğüm neden olması gereken yerde değildi, neden yatağımda kitap buldum. Cidden o kafayla kitap mı okumaya çalıştım.(Oha!)

Sabah

Hayır cidden bir şey hatırlamıyorum. Resmen House's Head bölümünde gibiydim, birileri beynime elektrik sinyali yollamalıydı. Chase yardım et aslanım. Cidden hatırlamak istiyorum.

20080928

Havalardandır havalardan

Dün feci bir fırtına vardı, dün müydü aslında karıştırıyor olabilirim, cuma olması gerekiyor çünkü insanlar ofislerinde iş yaparlarken uçan kediler görmüşler. İlginç tabi ben de isterim ofiste çalışmayı. Kimine sıkıcı gelir tabi ama bilmem beni çekiyor. Ofis hayatı ilginç de olsa gerek. Bi nevi ilkokul gibi. Neden ilk okul derseniz valla hatırlarım böyle akşamları okulda ancak ilkokulda kalıyordum. İlk 3 sınıfı devlet okulunda okudum. Bildiğin öğleci-sabahçydım. Sonra kolej derken, ortaokul lise derken tüm gün okula alıştım. Ama akşamcı olmanın verdiği, saat 6da yollarda olmanın verdiği hazı unutamadım. Hani İstanbul trafiği bi farklı oluyor. Ya da Istanbulun kendisi farklı en azından tüm gün dersin olmuyor, olsa da o trafiğe kalmıyorsun. Negzel şey bütün gün ofiste tıkır tıkır klavye sesinden sonra trafikte korna sesi. Ya tamam ben de tercih ederim börtüyü böceği ama onlar da sıkmayacak mı yeri gelince. Ben sıkılmam şahsen, sıkılmama gibi bir özelliğim var. Hoş sıkıldığım da olmuştur ama çok nadiren. Bir filmde, bir toplantıda illa ki sıkışır insan. Ve kaçma ihtiyacı hisseder. Kaçtım mı, evet çok kaçmadım ama var kaçmışlığım. İlkokulda da kaçardı insan. Çok da zevkli olurdu. Vay be insan ilkokul diye bahsettiği kavramı özlüyorsa yaşlanmıştır bence. Yaşlandım mı pek sanmam, ama 6-7 ay önce sinemadayken çocukların Léon diye "eski" bir film var demeleri."eski"yi tırnak içinde vurgulamaları ve 4 kişilik veletlerden başka kimsenin bilmemesi. Yani aslında onlar da haklılar ben mesela Birkaç İyi Adam onlarca kez yayınlanmasına rağmen izlemedim hiç. Olur böyle şeyler, insan diğerleriyle insan.

Ve...
Ekim daha gelmedi, yani Eylül bitmedi. Kasıma daha aylar var. Kasım bana Aralık'ı çağrıştırır ve bilmesem de görmesem de göze çok hoş gelen kar-buz-çam ağacı-eldiven-kardanadam ve Kıristmas etc etc.

Dün mp3 çalarımda(iPod değil) La Valse D'Amelie çaldı. Hiç beklenmedik bir anda. Bu şarkı benim için bir ilham kaynağı olmuştur hep. Fakat dün içime bir sıcak çikolata misali girdi dün. Böyle herkese sevgiyle bakmama. Sisler altında olan Boğaz'a gülümsememe, şoför amcaya selam etmeme dünyaya sırıtmama sebep oldu. Halen dinlerken aynı hissi sağlıyor. Biliyorum daha vakti gelmedi Amelie izlemenin. Nasıl ki Love Actually kışın izlenirse, nedendir bilmem Amelie de güz kışa dönmeden izlenmeliymiş gibime geliyor. 1 ay sonra, aynı yerde aynı konu hakkında konuşmak üzere.

PS: Şu birkaç günde olmam gerektiği yerde olmayacağım, döner miyim bilmem ama diyecek bir sözüm var: The right man in the wrong place can make all the difference in the world.

İyi güzler.

20080926

Ben şey etmiştim de şey olmadı bu sefer. Yoksa...

(Aslında kaytarmalık falan yapmadım yazdım bir şeyler. Ama sonradan sildiriverdim. Melankolik havamı yansıtıp insanları üşütmek istemedim. Melankoli diyince aslında aklıma gri, soğuk, betonarme ve Orhan Pamuk geliyor. Aslında kendim gelsem yeridir. Melankoli benim diğer adım. Evet Mustafa Melankoli Özer'im ben. Hı hı o benim.)

Açıkçası bugün oturduğumda geçen gün başımdan geçen komik biraz da trajik bir olayı söyleyecektim. Aslında trajik değil, trafikte geçtiği için konuyu trajik gösterecektim. Ama yapmadım. Bi kere başrollerinde ben vardım olayın. Sonra da teyze vardı. Teyze dedin mi duracaksın arkadaş. Teyzelere ayrı bir otobüs verilmeli bence. O zaman bu tür vakalar gerçekleşmez, yer vermek zorunda kalmayız. Yer verince ellerindeki çantalarını bizim zavallı ayaklarımıza koymazlar ve sonuç olarak da bize minnet göstermek zorunda kalmazlar. Yani bunu bizzat söylemek istiyorum, gereğini yapın lütfen.

Hmm hmm.

20080910

After After Shave


Yok ya banyo çıkışı bi de sakal traşı oldum, cillop gibi olmuşum, vazgeçtim. Her türlü güzelim ben: yeterki jöle olmasın.

Hı hı evet.

Bi de bugün ilginç bir deneyimimi paylaşayım: berberde çocuk gene sordu sakal traşı olsun mu, ben de yok dedim kalsın dedim. Aradan geçen 10 dakikalık süre zarfı sonunda eline aldı alkollü pammuğu çaktırdı kibrit, gezdirdi yüzümde. Hani bu da küçüklüğüme dair büyüklük sembollerinden biriydi, yani sorsa elleme derdim ama içten içte seviniyorum kıh kıh kıh.

2006-2012

Hayır efendim bu kesinlikle ek$isozluk özentisi bir yazı değildir, sadece ucu kıytırık yerlere varan kendi öz inancımdan kaynaklanan bir bitim tarihi ve copyright mevzusudur. İşbu yazı burada olduktan sonra buradaki yazılar ve imajlar Birleşmiş Devletler İnterneti Koruma ve Geliştirme yasası altında ulvi haklar doğrultusunda korunmaktadır. Şimdilik buradaki yazılar, mittafa tüzel kişisinin okilovebeytiverymuch adıyla internete bir yansımasıdır ve bu yansımayı mittafa pek sevmektedir. Hatta bu tüzel kişi, artık tüzel olmakla kalmamakta, tüzel kişilikleri içermektedir, içerecektir, içermelidir. Eğer bu itirazınız varsa bi şekilde ulaşmanız pek tabii mümkündür. Süpaneke dinimiz amin