20080330
Kimlik
Kimliğinizi görebilir miyim dedi karşımda duran adam, ne kimliği neden niçin, her insanın kimliği kendisi değil midir dedim ben de ama kendi kendime. Ne yani şu kart parçasını taşımayınca kişi kimliksiz mi oluyor, sen kimsin sorusuna illaki bir kart parçası ile mi cevap verilecek diye düşündüm akabinde de senin kimliğini görebilir miyim dedim sessizce hatta sen kimsin, nesin niye yaşıyorsun...Lakin yenilmiştim o an yenilmiştim. Çünkü kimliğim yanımda değildi. Ben kimse değildim. Görünmez bir insandım artık. Fiti fiti koşmaktan öteye yapabileceğim hiç bir şey yoktu. En azından kimliğim yoktu. Ama ben de yoktum artık. Koşar adımlarla bir ağacın arkasına saklandım. Saklanmama gerek yoktu halbusi, çünkü görünmezdim, görünemezdim. "Goruyorum ban sanı" dedi kadim bir ses. Önümde duran ağaç dile gelmiş aheste aheste benle konuşmakta. Sen kimsin dedi bana; ben mi, ben ben Kimse'yim dedim, o da " Kimse, kimse değildir" dedi gene o ağır zor anlaşılır ses tonuyla. Ama ama dedim. Karardı ortalık, ne oldu hatırlamıyorum ama uyuyakalmışım o ağacın dibinde. Hava kararmaya da yüz tutmuş. Evin yolu falan yok, bildiğin kayboldum, doğrulayım derkene fark ettim ki ağacın dibinde bir kedi olarak uyandım. Ne oluyoruz demeye kalmadan belediye görevlileri tarafında kovanlanmaya başladım, halen kimliksiz olduğum içün fiti fiti kaçıyordum. Derken yorulduğumu hissettim ve metal bir çöp tenekesinin içine kuruldum. Deli ziyafet vardı, balıklar muzlar, ekmek parçaları, puaçalar, beyti bile vardı. Yidim doydum, bi ağırlık çöktü. Yüzümde tebessüm ve yaladığım patilerimin düzleştirdiği tüylerin rüzgarla olan valsi vardı. Derken çöpte hain bir tıslama. "kimsinss?" Böyle bir ses ancak tek bir yaratıktan çıkardı. Biliyordum, türlü hile hurda ile beni öldüreceğini bildiğim için kanatlarımı olanca hızla çırptım. O da nesi!! Kanatlarım vardı artık. Anka kuşu ya da ne bileyim serçe falan olmak tabi ben de isterdim ama o kıymetlimisss seslerini artık duyamaz oldum çünkü büyülü bir vızzlama benim kanatlarımdan peydah oluyordu. Ben bir vampirdim, ben kana susamış gecelerin uslanmaz yaratığıydım. Ben ceketinizdeki kahve lekesi, ayakkabınızdaki yırtık, bilgisayarınızdaki virüstüm. Ben artık yeniden doğmuştum demeye kalmadan, zehirli bir duman kapladı 'halkın dört bir yanını'. Yoo yoo bunlar olamaz derkene, maskeli ve beyaz bir duman saçan belediye görevlisi makinayı durdurdu. Kaçacak yerim yoktu her yer beyaz dumanla kaplıydı ve bir adam koşa koşa bana geliyordu. Artık tam önümdeydi ve sordu, kimlik görebilir miyim diye. Gösterdim, gitti.
20080227
Ya teyze biz ikinci yılın sonunda seçiyoruz!
Prison Break bu sezon bitti dediler de inanmamıştım. Yani en azından 3. sezon bitti falan dediler ben devam eder eder diye avuttum kendimi. Boşuna avutmuşum yeni fark ettim. Resmi olarak duyurmuşlar bayağı önce. Üzüldüm. Hani ölmüşün arkasından konuşulmaz derler ya, bitmiş dizinin arkasından bence bayağı konuşulur. Yok konuşup can sıkcak spoiler vercek değilim. Sadece Lechero muydu neydi o kadar siyah bir insan nasıl mor bir gömlek giyer ona şaştım. Aslında adamın yüzünde de garip bir bakış var o da çok ilginç. Bu arada paylaşayım Lechero'yu google'layım dedim nahoş manzaralar çıktı. Yani internet is for porn olmuş yani.
Neyse mesele o değil, üniversitedeki 2.5'uncu yılım halen bölüme karar veremedim. Üretim diye girdim okula yok halen üretimci gibiyim ama her an ekonomiye kayabilirim. Bazen soruyorlar neden ekonomi. İsmi çok hoşuma gidiyor. Economics. Böyle komik gibi. Sonra parayla falan ilgileniyorsun. Hoş bir şey aslında. Gene de ne bileyim dar bir bakış açısına sahip oldugumdan ötürü olsa gerek ekonomici ne yapar ne eder bilmiyorum. Tek bildiğim iktisatçı diye çağrıldığı. Mühendis bey sıfatı ne bileyim güzel geliyor kulağa. Yani zenci bir insanın üstüne giydiği mor gömlek gibi bir şey ekonomi. Zenci olan ben oluyorum tabi bu durumda.
Düşünüyorum da böyle okulu ilk kazandığımda "ne bölümde okuyorsun yavrım" sorusuna 5 dakika açıklama yapardım. En sonunda öyle baymışım ki, 2 yıllık manifaturacılık okuycam diye kestirip atıyordum. Her halde o teyzelerin ahı tuttu, aklımda halen soru işaretleri mevcut. Aklımdaki başka bir soru işareti 200YTL'lik banknotların 2009da çıkacağı haberi. Sonra duydum ki madeni 1 ytller de kalacakmış. Neymiş şikayet gelmiş AB'den. Euro'ya benziyormuş. Yok efenim ne benzemesi, cık cık cık. Tamam birkaç kere ben de fark etmeden 2€ yerine 1 ytl kakalamış olabilirim ama tamamen dikkatsizlikten ötürü! :P Ne okuyum ben ya? Manifatura mı economics mi?
20080222
patik'in hayal dünyası
Hep bir Oscar heykelciğim olsun istemişimdir, böyle tören falan, and the oscar goes to... bana falan olsa güzel olurdu hani. Yok hayatım boyunca ödül alamadım da obsesyon haline getirdiğim bir duygu bir özlem değil yani övünmek gibim olmasın da var bir kaç ödülcüğüm. Böyle ödül törenlerinde çıkmışlığı vardır adımın da ne bileyim Oscar ayrı ya altın olduğunda mıdır, soğuk durduğunda mıdır bi özentidir gidiyor. Lakin ödül almak bir yana ben kendim şahsım, cuma akşamını Uluğ Çapar'ın zorlama, yukarıdan indirme, binevi jakoben recitation'ını bekliyorum. Quiz olması equally likely olmakla birlikte istatistiğe girişten zorla geçmiş bir insan neden istatistiksel modelleme alır bilinmez. Yani bilen varsa beri gelsin yardımı dokunur tabi. Ama gayet yukarıdan indirme zorlama. İhi ihi aslında Uluğ Hoca da olmak istemişimdir. Adamın kendisi başlı başına istatistik. Kampuste yürüyen istatistik kitabı görüyorum, bi bernouilli tarzında cevap verir, normal distribution grafiği gibi duruşu. Yani halkımız için Ahmet Mete Işıkara neyse bence Uluğ Hoca da o. Yani Oscar ödülü almış bir Uluğ Çapar olmak benim için gurur verici, onure edici ve cici bir duygu olsa gerek. Sonracığıma deniz kıyısında bir ev, ufak yeşil bir kasabada sakin yaşayan ihtiyar, Alp'lerdeki "Almoyi", Pokémon'daki Ash,Aslan Kral'daki Aslan Kral, Dexter'daki Dexter, Lost'taki Lost olmak istemişimdir. Lakin insan kendisinden başkası değildir. İtirazı olan? :)
20080210
Göğe bakın yeter. Deneyin mutlaka.
Genellikle uçak yolculuğu tercih etmemde artık yolculuğun kısalığı ve rahatlığı büyük rol oynardı. Mesela 12 saatlik İstanbul-Kayseri yolu yer yer 12 saat de olsa, otobüs ile çekilmez. Hani tamam arasıra eskiden giderdim, nispeten rahattı da ama gene de 12 saat hiç bir şey yapmadan oturmak biraz biz insanlara mahsus. Zira vucut çürüdüğü gibi zihin de paslanır sanki be yav. O yüzden olur da deniz aşırı bir seyahat yapmaya kalkarsam, hakkını vererek ya aktarmalı bir şekilde yaparım, ya da deniz taşımacılığını tercih ederim. Ama 5 saatlik bir yolu bile uçakla kat etmeyi tercih eden ben, uzun süre sonra geceleyin otobüs yolculuğu yaptım. Hani eskiden 303ler vardı pencereleri küçücük olur dışarıya baksan bir şey görmezsiniz. Sanırsam müşteri memnuniyeti adına o eski küçük pencereler muazzam boyutlarda büyümüş. E haliyele görüş açısı da mükemmel derecede artmış. Hava raporları karlı dese de, Ankara-Kayseri yolculuğumda hava besberraktı, besberrak ya da bemberrak, tam o kelimeyi bilmesem de gördüğüm manzara da alıştığım 3-5 yıldız yoktu. Saymaya çalıştığımda 100ü aşkın yıldız bana göz kırpıyordu.Aklıma serbest çağrışım stardust filmi geldi. Aslında yol arkadaşım konuyu açsa da gökyüzünde yıldızların toz halinde gözüktüğü inkar edilemezdi. Kimisi LED lamba gibi parlak, kimisi ise fener gibi yanar dönerli. Hani göğe şimdi de bakıyorum lakin o toz tabakası kalmış yerine buz gibi yekpare çelik tabakası konmuş. Fakat olur da bir kere daha şehirlerarası yolda, ışıksız bir anda otobüs yolculuğu yaparsam o tozla karşılaşacağımı biliyorum. Diğer bildiğim şey, göğe bakınca mutlu olacağımı bildiğim. İnandığım şey ise şimdi göremesem de o yıldızların bana göz kırptığı. Kısacası 8 yaşındaysanız ve yıldızları görüyorsanız hayat çok güzel.
20080205
Lost S04E1,5-The Farting Aaron
Favori dizi Lost başladı, tabi kime göre neye göre favori dizi orası tartışmalı zira The Others muhabbetine dalmayı düşünüyorum Efenim uyarmadı demeyin çünkü acayip spoiler vermeyi planlıyorum ona göre gardınızı alın. Şimdi geliyor nacizane teorim: Efenim şu Ben şahsı ya da The Others diye zikrettiğimiz şahsiyetler sizce neden adanın sinyallerini engellediler, şu zımbırtık insanlar helikopterle inen insanlar bunlara bulaşmasın diye fekat Jack abimizin muazzam uğraşları ve Naomi'nin tırt can çekişmesi ile paraşütle insanlar gelmeyi başarılar. Yani kanımca bu adamlar adaya sızmaya çalışmış olabilirler. Yani bi zamanlar adaya girmiş olabilirler kısaca geçmişleri var bu adayla ilgili yoksa kim ne bilir orayı değil mi? Ama Lost bu sonuçta kesin bambaşka yere sürüklerler. Aldığım duyumlara göre de Oscar ödül töreni için bu hafta WGA'nın grevi belki biter bizde mutlu oluruz. Dizi de devam eder edeceği kadar. Bu arada 4x02nin trailerında dakika 1.06 sizce de Aaron bebek sızıntı yapmıyor mu? Bence öyle, hoş bana kalsa linearden de kalacaktım ama noldu, geçtim, hohohoy, çiğ köfte işe yaramış anlaşılan.
Subscribe to:
Posts (Atom)
2006-2012
Hayır efendim bu kesinlikle ek$isozluk özentisi bir yazı değildir, sadece ucu kıytırık yerlere varan kendi öz inancımdan kaynaklanan bir bitim tarihi ve copyright mevzusudur. İşbu yazı burada olduktan sonra buradaki yazılar ve imajlar Birleşmiş Devletler İnterneti Koruma ve Geliştirme yasası altında ulvi haklar doğrultusunda korunmaktadır. Şimdilik buradaki yazılar, mittafa tüzel kişisinin okilovebeytiverymuch adıyla internete bir yansımasıdır ve bu yansımayı mittafa pek sevmektedir. Hatta bu tüzel kişi, artık tüzel olmakla kalmamakta, tüzel kişilikleri içermektedir, içerecektir, içermelidir. Eğer bu itirazınız varsa bi şekilde ulaşmanız pek tabii mümkündür. Süpaneke dinimiz amin
